Qurani - Kerim
7) El-E'raf (206 aye)
0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Elif, Lam, Mim, Sad. (Bu herfler Allahla Onun Peygemberi arasinda olan remzlerdir. Bu kitab hemin bu herflerden teshkil olunmushdur, lakin hech kimin onun kimisini getirmek qudreti yoxdur. Bu kitabin ''mohkem'' ve bu cur ''muteshabih'' ayeleri vardir.)
2. (Bu Qur`an) sene nazil edilmish bir kitabdir (qedim zamanlardan Lovhi-Mehfuzda olan ve gelecekde, nesli kesilenedek besheriyyetin Eli ile yazilacaq bir yazidir) - buna gore de sinende ondan (''bu layiqli nemetin chatdirilmasini bacaracagam? Onun teqdim edilmesine telebat olacaqmi?'' kimi) sixinti ve tereddud olmasin - ki, onun vasitesi ile insanlari qorxudasan ve o, mominler uchun oyud olsun.
3. Rebbiniz terefinden size nazil olana tabe olun ve Ondan bashqa bashchi ve dostlara tabe olmayin. Amma chox az oyud alirsiniz.
4. Ne chox insan cemiyyetleri ki, Biz onlari helak etdik. Bizim ezabimiz onlar gece rahatliginda ve ya gunorta istirahetinde olarken onlara yetishdi.
5. Belelikle, Bizim ezabimiz onlara yetishen zaman, onlarin ''biz dogrudan zalim idik'' demekden bashqa bir dua ve naleleri olmadi.
6. Odur ki, shubhesiz, Biz hem peygemberlerin gonderildiyi keslerden (''Bizim peygemberlerimize ne cavab verdiniz?'' deye) sorushacagiq ve hem de peygemberlerden (''Menim tapshirdiqlarimi chatdirdiniz ya yox ve sizin devetinize ne cavab verdiler?'' deye) sorushacagiq.
7. Belelikle, Biz mutleq onlara (emellerinin ehvalatini) elm esasinda beyan edeceyik ve Biz hech vaxt (onlardan) qaib olmamishiq.
8. Hemin gun (eqide ve emellerin) olchulmesi haqq ve qetidir. Belelikle, kimin olchulmush emelleri agir ve deyerli olsa, onlardir nicat tapanlar!
9. Kimin olchulmush emelleri yungul ve deyersiz olsa, onlardir Bizim ayelerimize zulm etdiklerine (onlari qebul etmediklerine ve ya onlara emel etmediklerine) gore oz vucud sermayelerini ziyana ugratmish kesler!
10. Heqiqeten size yer uzunde imkan ve (onun bexshishlerinden istifade) qudret(i) verdik ve sizin uchun yashayish vasiteleri hazirladiq, amma siz chox az shukr edirsiniz.
11. shubhesiz, Biz sizi(n ulu babaniz Ademi evvelce xemir mayasi kimi yer uzundeki torpaqlardan) yaratdiq, sonra hemin maddeni siz insanlarin sheklinde suretlere ayirdiq, sonra (ona ruh ufurenden sonra) meleklere dedik: ''Ademe secde edin.'' Belelikle, Iblisden bashqa onlarin hamisi secde etdiler, o ise secde edenlerden olmadi.
12. Allah buyurdu: ''Sene emr etdiyim zaman, secde etmemeyine ne mane oldu?'' Dedi: ''Men ondan daha yaxshiyam, meni oddan, onu ise gilden yaratmisan. (Od gilden daha yaxshidir. Buna gore de daha yaxshidan yaradilmish shey, daha yaxshidir).
13. Buyurdu: ''Bele ise, oradan (Cennetden, ya semadan, ya meleklerin arasindan, ya o meqam ve rutbeden) ashagi en! chunki sene orada tekebburluk etmek yaramaz. Belelikle, oradan xaric ol ki, shubhesiz sen alchaq ve xar edilmishlerdensen''.
14. Dedi: ''Mene onlarin (Ademin ve onun ovladlarinin qebirlerinden) qaldirilacaqlari gune qeder mohlet ver (hemin vaxta kimi meni oldurme)''.
15. Buyurdu: ''Heqiqeten, sen mohlet verilenlerdensen''.
16. Dedi: ''Bele ise, meni azdirdigina gore, men de mutleq Senin duz yolunun bashinda, onlarin pusqusunda oturacagam''.
17. ''Sonra qarshilarindan, arxalarindan, sag tereflerinden ve sol tereflerinden onlarin yanina gelece(k ve onlara vesvese edece)yem ve onlarin choxunu shukr eden gormeyeceksen''.
18. Buyurdu: ''Buradan mezemmet olunmush ve qovulmush halda chix! shubhesiz onlardan kim sene tabe olsa, Cehennemi sizin haminizla dolduracagam''.
19. Ey Adem, sen ve zovcen bu Cennetde (yer uzunde onlar uchun yaradilmish bagda, ya Berzex aleminin Cennetinde, ya Qiyametden sonraki esl Cennetde) meskunlash, istediyiniz yerden yeyin (behrelenin) ve bu agaca yaxinlashmayin ki, zalimlardan olarsiniz''.
20. Belelikle, sheytan, bedenlerinin ayib yerlerinin onlar uchun gizli olanini onlara ashkar etmek uchun o ikisine vesvese etdi ve dedi: ''Rebbiniz bu agaci size yalniz iki melek olmamaginiz ya (burada) ebedi qalanlarin zumresinde olmamaginiz uchun qadagan etmishdir.''
21. Ve o ikisine tekidle and ichdi ki, ''heqiqeten men sizin xeyrinizi isteyenlerdenem''.
22. Belelikle, onlari aldadaraq hiyle-kelekle (meqamlarindan) endirdi. Ele ki, hemin agacdan daddilar, ayib yerleri onlara ashkar oldu ve onlar hemin Cennetin agaclarinin yarpaqlarini ozlerine yapishdirmaga bashladilar. Rebbleri onlara (bele) nida etdi: ''Meger Men size bu agaci qadagan etmemishdim ve size dememishdimmi ki, heqiqeten sheytan sizin achiq-ashkar dushmeninizdir?!''
23. Dediler: ''Ey Rebbimiz, biz ozumuze zulm etdik, eger bizi bagishlamasan ve bize rehm etmesen, mutleq ziyana ugrayanlardan olacagiq''.
24. Buyurdu: ''Hamiliqla, bir-birinize (ebedi) dushmen olan halda (bu mekandan yere) enin ve sizin uchun yer uzunde mueyyen muddetedek siginacaq ve dolanacaq olacaqdir (ve ondan sonra Berzex alemine, daha sonra ise Qiyamete kochuruleceksiniz)''.
25. Buyurdu: ''Orada yashayacaq, orada olecek ve (axiret gunu) oradan chixarilacaqsiniz''.
26. ''Ey Adem ovladlari, shubhesiz size ayib yerlerinizi ortecek ve sizin uchun zinet olacaq bir libas (geyim) nazil etdik (onun xammalini torpaqda yaratdiq ve size onu elde etmek istedadini verdik). elbette teqva libasi daha yaxshidir.'' Bunlar Allahin (insanlar uchun olan) aye ve nishanelerindendir, belke oyud-nesihet aldilar.
27. ''Ey Adem ovladlari, mebada sheytan ata ve ananizi Cennetden chixartdigi - bele ki, ayib yerlerini ozlerine gostermek uchun libaslarini eyinlerinden chixardigi - kimi sizi (de) aldatsin ve azdirsin! shubhesiz, o ve onun qebilesi sizi sizin onlari gore bilmediyiniz yerden gorurler. (O besheri gozle gorunmeyen melek ve ruh kimi letif bir yerdir.) elbette, Biz sheytanlari imani olmayan keslerin bashchilari etmishik.''
28. Onlar pis bir ish gordukleri zaman ''atalarimizi bele gorduk ve bize bunu Allah emr etmishdir'' deyerler. De: ''Allah esla pis ishe emr etmez. Bilmediyiniz bir sheyi Allaha nisbet verirsiniz?''
29. De: ''Rebbim edalete emr etmishdir. Ve ''uzunuzu ve diqqetinizi her secde ve namazda, her namaz vaxti ve her bir mescidde (Allaha) yoneldin ve din ve itaeti yalniz Onun uchun xalisleshdirerek Onu chagirin'' (deye buyurmushdur). Sizi evvelde yaratdigi kimi (Qiyamet gunu) qayidacaqsiniz'' (cisminizi torpaqdan yaratdigi kimi olumden ve cisminizde parchalanma yarandiqdan sonra, yeniden onun sehnesine qayidacaqsiniz. oz ezeli elminde sizin xoshbext ve bedbext olmaginiz hokmunu verdiyi kimi hemin iki halin gerchekleshmesiyle Mehshere qayidacaqsiniz. Lakin ezeli elmde verilmish xoshbextlik ve bedbextlik hokmunun gercheklikle ust-uste dushmesi ixtiyaridir).
30. (Sizin qayidishiniz ele bir haldadir ki, Allah) bir desteni hidayet etmish, bir deste uchun ise zelalet gerchekleshmishdir. chunki, (zelalete dushenler) Allahin yerine sheytanlari ozlerine bashchi ve yardimchi goturduler ve onlar dogru yolda olmalarini guman edirler.
31. Ey Adem ovladlari, her namaz vaxti ve her bir mescidde (emel ve mekana uygun olaraq) bezek ve zinetlerinizi goturun (gozel geyinin), (Allahin halal buyurdugu butun halal yemeklerden) yeyin-ichin, lakin israf etmeyin ki, O, israf edenleri sevmir.
32. De: ''Allahin oz bendeleri uchun yaratdigi zinetleri ve pak ruzileri kim haram etmishdir?!'' De: ''Onlar (hemin zinet ve pak ruziler) dunya heyatinda iman getiren kesler uchundur (herchend ki, kafirler de onlarla sherikdirler), Qiyamet gunu ise yalniz onlara (mominlere) mexsus olacaqdir''. Biz oz ayelerimizi bilen deste uchun belece etrafli beyan edirik.
33. De: ''Heqiqeten menim Rebbim (pozgun eqide ve gizlinde edilen chirkin emeller kimi) pis ishleri - ister onlarin ashkar olanini, isterse de gizlisini - hemchinin, her hansi bir gunahi ve (bashqalarinin huquqlarina qarshi) haqsiz heddi ashmagi, elece de baresinde Allahin hech bir delil-subut nazil etmediyi sheyi Allaha sherik qoshmaginizi ve bilmediyiniz sheyi Ona nisbet vermeyinizi haram etmishdir''.
34. Her bir millet ve deste uchun (dunya heyatindan mueyyen) bir muddet vardir. Belelikle, muddetleri basha chatdiqda ondan ne bir saat geciker ve ne de qabaga kecherler.
35. (Allahin yaradilishin evvelinden dunyanin sonunadek Adem nesline xitabi beledir ki:) ''Ey Adem ovladlari, ozunuzden (oz cinsinizden) size Menim aye ve nishanelerimi oxuyan peygemberler gelen zaman (onlara iman getirin), belelikle, perhizkarliq eden ve yaxshi ishle meshgul olan (ve oz eqide ve emellerini islah eden) keslere ne bir qorxu var ve ne de qemgin olarlar.''
36. Bizim ayelerimizi tekzib eden ve onlari qebul etmekde tekebburluk gosterenler ise od ehlidirler ki, orada ebedi qalacaqlar.
37. Odur ki, kim Allaha yalan nisbet verenden, yaxud Onun aye ve nishanelerini tekzib edenden daha zalimdir?! Allah terefinden (omur, ruzi ve ovlad kimi) yazilmish ve qerara alinmish paylari (dunyada) onlara chatacaq. Nehayet elchilerimiz (can alan memurlarimiz) canlarini almaq uchun onlarin yanlarina gelen zaman ''haradadir Allahin yerine chagirdiqlariniz?'' deyecekler. Onlar, ''hamisi bizim gozumuzden itdiler'' deyecek ve oz ziyanlarina shehadet verecekler ki, kafir olublar.
38. (Allah, yaxud hemin melek) deyecek: ''Siz de, sizden qabaq (gelib) kechmish cin ve ins(an) ummetleri icherisinde oda daxil olun''. Her bir deste daxil olan zaman oz dindashlarini lenetleyer. Nehayet orada hamisi bir-birine qovushan zaman sonrakilar (tabe olmush deste) evvelkiler (rehberler) baresinde deyerler: ''Ey Rebbimiz, bizi azdiranlar bunlardir, buna gore de onlara ikiqat Cehennem ezabi ver''. Allah buyuracaq: ''Her biriniz uchun ikiqatdir (rehberler uchun yolu azmaq ve bashqalarini azdirmaq ezabi, tabe olanlar uchun ise azmaq ve kufru quvvetlendirmek ezabi) ve lakin siz bilmirsiniz''.
39. Rehberler oz tabechilerine ''sizin bizden hech bir ustunluyunuz yoxdur (ki, ezabin azaldilmasina sebeb olsun), buna gore de elde etdiklerinizin cezasi olaraq dadin Allahin ezabini'' deyecekler.
40. shubhesiz, semanin qapilari Bizim aye ve nishanelerimizi tekzib etmish ve onlarin muqabilinde tekebbur gostermish kesler(in uzun)e achilmayacaq (ki, yashadiqlari zaman dualari ve oldukden sonra ruhlari goye getsin) ve erkek deve iynenin gozunden kechmeyince onlar esla Cennete daxil olmazlar. Biz gunahkarlara bele ezab veririk.
41. Onlar uchun Cehennemden (Cehennem odundan) yataq ve bashlari ustunden (ele hemin oddan) ortukler vardir. Biz zalimlari bele cezalandiririq.
42. Iman getirib yaxshi ishler gorenler - (ve elbette) Biz hech bir kesin boynuna qudretinden artiq vezife qoymuruq - Cennet ehlidirler ki, orada ebedi qalacaqlar.
43. Biz onlarin sinelerinde olan kin-kuduret ve dushmenchiliyin hamisini chekib chixarariq. Onlarin (ayaqlarinin) altindan chaylar axir. Ve onlar deyerler: ''Hemd ve shukr Bizi bu (gozel yere) hidayet etmish Allaha mexsusdur ve eger Allah bizim beledchimiz olmasaydi, biz dogru yolu esla tapmazdiq. Dogrudan da Rebbimizin peygemberleri haqq ve dogruluqla (bu meqsedle) geldiler.'' Ve onlara nida olunacaq ki: ''Bu Cennet (dunyada) etdiklerinizin mukafati olaraq size verildi ve (kafirlerin payi olan ve onlarin emmellerini duzeldecekleri teqdirde behrelenmeleri uchun nezerde tutulmush) o Cennet (de) emellerinize gore irs olaraq size chatdi (onlarin kufrleri olum hokmundedir ve paylari size dushdu)''.
44. Ve Cennet ehli Cehennem ehlini sesleyecekler ki: ''Biz Rebbimizin bize ved etdiyini dogru ve sabit gorduk, siz de Rebbinizin size ved etdiyi sheyi haqq ve sabit gordunuzmu?''. (Cehennemdekiler) deyecekler: ''Beli!'' Bele olduqda, onlarin arasinda bir carchi seslenecek ki: ''Allahin leneti olsun zalimlara!''
45. O keslere ki, (camaati) Allahin yolundan donderir, o yolun eyriliyini isteyir (onu eyri gosterir) ve axiret gununu inkar edirdiler.
46. O iki destenin (Cennet ehli ile Cehennem ehlinin) arasinda bir perde ve arakesme vardir. e`rafin ustunde her bir desteni simalarindan taniyan (mesumlar ve Allahin ovliyalarindan olan) kishiler vardir. Onlar hele daxil olmamish ve (lakin daxil olmalarina) umid besleyen Cennet ehline ''Size salam olsun'' (deye) nida ederler.
47. Gozleri Cehennem ehline teref donen zaman (ise) deyerler: ''Ey Rebbimiz, bizi zalim qovmle birge etme''.
48. Ve e`rafin ustunde olan kesler uzlerinden tanidiqlari (Cehennem ehlinden olan) kishileri sesleyer (ve onlari mezemmet etmek meqsedile) deyerler: ''(Gordunuz ki,) sizin toplum ve cemiyyetiniz (yaxud topladiginiz mal-dovlet) ve tekebbur gostermeyiniz (sizden hech bir ezabi) def etmedi!''
49. (Ve mominlere ishare ederek deyerler:) ''Meger bunlar Allahin oz rehmetine qovushdurmayacagini and ichdiyiniz kesler deyildirler? (Sonra mominlere deyecekler:) Cennete daxil olun ki, size ne bir qorxu var ve ne de qemgin olacaqsiniz''.
50. Ve Cehennem ehli Cennet ehlini sesleyecek ki: ''Sudan ve ya Allahin size verdiyi ruziden bizim ustumuze tokun''. Deyecekler: ''Heqiqeten Allah bu ikisini kafirlere haram etmishdir.''
51. O keslere ki, dinlerini bihude ve oyun-oyuncaq saydilar ve dunya heyati onlari aldatdi. Belelikle, onlar bu gunki gorushlerini yaddan chixardiqlari ve ayelerimizi inkar etdikleri kimi, Biz de bu gun onlari yaddan chixaracagiq.
52. Heqiqeten Biz onlara (genish) elm esasinda etrafli izah etdiyimiz (kelmelerini aye ve surelere, mohkem ve muteshabihlere, ''ness'' ve ''zahir''lere, menasini ise esl ve qollara, muxtelif elm ve maariflere bolduyumuz) bir kitab getirdik ki, o, iman getiren bir deste uchun bashdan-basha hidayet ve rehmetdir.
53. Yoxsa onlar onun te`vil ve yozumundan bashqa bir shey gozleyirler? (Onlar Qur`anin ceza ve mukafat vedlerinin Qiyametde eynile gerchekleshmesinden bashqa shey gozleyirler?) Onun te`vili gelen gun onu evvelden unutmush kesler ''dogrudan da Rebbimizin peygemberleri bize heqiqeti getirdiler (lakin biz qebul etmedik), buna gore de, goresen (bu gun) bizim uchun bize shefaet edecek shefaetchiler varmi, yaxud etdiklerimizden qeyrilerini yerine yetirmeyimiz uchun (dunyaya) qaytarila bilerikmi?'' deyecekler. (Xeyr,) onlar (hemin gun) shubhesiz ozlerini ziyana ugratmishlar ve iftira etdikleri (yalandan Allaha sherik qoshduqlari) shey onlarin gozlerinden itib.
54. Heqiqeten, sizin Rebbiniz goyleri ve yeri alti gunde (alti gune beraber bir muddet erzinde, yaxud alti gece-gunduzde, yaxud da alti merhelede) yaratmish Allahdir. Sonra (varliq aleminin idare) taxt(in)a hakim oldu. O, geceni (perde kimi) gunduze buruyur. Bele ki, gece daim gunduzu teleb edir ve gunduz daim geceni axtarir. (Sonsuz fezada) Onun emrine ram ve teslim olan geceni, ayi ve ulduzlari yaratdi. Bil ki, yaradilish ve (butun yaradilmishlara en tesirli) emr Ona mexsusdur. Alemlerin Rebbi olan Allah sabit, ebedi ve chox bereketlidir.
55. Rebbinizi yalvarib-yaxararaq ve gizlin chagirin (ve istemekde agil cherchivesinden chixib heddi ashmayin). Heqiqeten O, heddi ashanlari sevmir.
56. Yer uzunde onun (peygemberler ve semavi sherietler vasitesile) duzelmesinden sonra (kufr ve fisqle) fesad toretmeyin ve Onu qorxu ve umidle chagirin ki, heqiqeten Allahin rehmeti yaxshilara ve yaxshiliq edenlere yaxindir.
57. Kulekleri rehmetinden (yagishdan) qabaq mujdechi olaraq gonderen Odur. Bele ki, (kulek) agir yuklu buludlari goturduyu zaman, Biz onu olu memlekete teref qovuruq. Belelikle, onun vasitesile suyu (yagish, qar ve dolu sheklinde) nazil edir, bu yolla (torpaqdan) her nov meyve ve toxum chixaririq. (Qiyamet gunu) oluleri de bele chixaracagiq. (Bu misali chekdik ki,) belke oyud-nesihet aldiniz.
58. Pak torpagin bitkisi oz Rebbinin (ezeli) izni ile (firavan ve bol) chixir. Pis olan (torpagin bitkisi ise) yalniz az ve xeyirsiz chixar (pak insanin tebietinden gozel eqideler, adetler ve ishler, pis tebietden ise pis eqide, sifet ve emeller bash qaldirir). Biz (oz tovhid) ayelerimizi shukr eden bir deste uchun belece muxtelif (shekillerde) getiririk.
59. Heqiqeten Biz Nuhu oz qovmune teref gonderdik. O dedi: ''Ey menim qovmum, Allaha ibadet edin ki, sizin uchun Ondan bashqa bir mebud yoxdur. shubhesiz, men sizin uchun boyuk gunun ezabindan qorxuram''.
60. Qovmunun boyukleri ve bashchilari dediler: ''Heqiqeten, Biz seni achiq-ashkar bir zelaletde goruruk''.
61. Dedi: ''Ey menim qovmum, men zelaletde deyilem, eksine, men alemlerin Rebbi terefinden (gonderilmish) bir peygemberem.
62. Rebbimin tapshiriqlarini size chatdirir, sizin xeyrinizi isteyir ve Allah terefinden sizin bilmediyiniz sheyleri bilirem.
63. Yoxsa Rebbiniz terefinden size ozunuzden olan bir kishinin dili ile sizi (Allahin ezabi ile) qorxutmaq, sizin de teqvali olmaginiz uchun ve belke rehm olunasiniz deye (ilk semavi sheriet ve kitab olaraq) bir oyud-nesihet gelmesine teeccub etdiniz?''
64. Belelikle, onlar onu tekzib etdiler. Biz de ona ve onunla birge gemide olan her bir kese nicat verdik ve Bizim ayelerimizi tekzib edenleri (suda) batirdiq. Dogrudan da onlar kor qelbli bir deste idiler.
65. Ve Ad qovmune onlarin (qebile yaxud qan) qardashi Hudu (gonderdik). O, dedi: ''Ey menim qovmum, Allaha ibadet edin, sizin uchun Ondan bashqa bir mebud yoxdur, meger (Onun qezebinden) qorxmursunuz?''
66. Qovmunun kafir olan boyukleri ve bashchilari dediler: ''Dogrudan da biz seni sefehlik ve nadanliq icherisinde goruruk ve heqiqeten seni yalanchilardan hesab edirik''.
67. Dedi: ''Ey menim qovmum, mende hech bir sefehlik yoxdur, eksine, men alemlerin Rebbi terefinden (gonderilmish) bir peygemberem
68. ki, Rebbimin tapshiriqlarini size chatdiriram ve men sizin uchun inanilmish bir nesihetchiyem.
69. Yoxsa Rebbiniz terefinden size ozunuzden olan bir kishinin diliyle sizi (Allahin ezabi ile) qorxutmaq uchun bir zikrin gelmesine (peygemberlik yaxud mocuzenin ashkar edilmesi ve ya Nuhun kitab ve sherietinin chatdirilmasina) teeccub etdiniz? Yada salin o zaman(i) ki, sizi (yer uzunde) Nuhun qovmunden sonra canishinler etdi ve cismin ve beden quvvelerinin yaradilmasinda size ustunluk eta etdi. Buna gore de Allahin nemetlerini xatirlayin, belke nicat tapdiniz''.
70. Dediler: ''Sen bizim yanimiza gelmisen ki, biz yalniz Allaha ibadet edek ve atalarimizin ibadet etdiklerini boshlayaq? Onda eger dogruchulardansansa, ved etdiyini (ilahi ezabi) getir''.
71. Dedi: ''shubhesiz, artiq Rebbiniz terefinden sizin uchun bir ezab ve qezeb qerara alinmishdir. ozunuz ve atalarinizin (butlere) qoyduqlariniz ve Allahin, (haqq olmasi) baresinde hech bir delil-subut nazil etmediyi (tanri, mebud ve ruzi veren kimi) adlar baresinde menimle mubahise edir ve hocetleshirsiniz? Bele ise, (ezabi) gozleyin ki, men de mutleq sizinle gozleyenlerdenem''.
72. Belelikle, ona ve onunla birge olanlara oz rehmetimizle nicat verdik ve Bizim ayelerimizi tekzib eden ve momin olmayanlarin kokunu ve neslini kesdik.
73. Ve Semud (qovmune) onlarin (qebile ve ya qan) qardashi Salehi (gonderdik). O, dedi: ''Ey menim qovmum, Allaha ibadet edin ki, sizin uchun Ondan bashqa bir mebud yoxdur. shubhesiz, sizin uchun Rebbiniz terefinden bir delil-subut gelmishdir. Bu, Allahin (tovhid, qudret ve rehmetinden) sizin uchun bir nishane olan dishi devesidir. Buna gore de onu buraxin Allahin (yaratdigi) yer uzunde otlasin, ona zerer ve ziyan vurmayin, yoxsa sizi agrili bir ezab yaxalayar''.
74. Ve yada salin o zaman(i) ki, sizi Ad qovmunden sonra canishinler etdi ve sizi yer uzunde yerleshdirdi. Onun duzenliklerinde (yay) saraylar(i) tikirsiniz ve daglari yonub (qish) evler(i) duzeldirsiniz. Buna gore de, Allahin nemetlerini xatirlayin ve yer uzunde fitnekarcasina fesad toretmeye qalxmayin''.
75. Onun qovmunun tekebburlu bashchi ve boyukleri onlarin zeif salinmish mominlerine dediler: ''Siz Salehin, Rebbi terefinden gonderildiyini bilirsiniz?'' Onlar dediler: ''shubhesiz, biz onun, gonderilmish oldugu sheye iman getirmishik''.
76. Tekebburluk edenler dediler: ''shubhesiz, biz sizin iman getirdiyiniz sheyi inkar edirik.''
77. Belelikle, o dishi devenin ayaqlarini kesdiler, Rebblerinin emrinden boyun qachirdilar ve dediler: ''Ey Saleh, eger gonderilmish (peygember)lerdensense, bize ved etdiyini getir''.
78. Belelikle, (mohkem goy gurultusu neticesinde) onlari shiddetli bir zelzele burudu ve oz evlerinde diz chokmush ve uzu uste dushmush halda onlarin hamisinin canlari chixdi.
79. Belelikle, (Saleh) uzunu onlardan donderdi ve (onlarin cesedlerine xitab ederek) dedi: ''Ey qovmum, heqiqeten men Rebbimin tapshirigini size chatdirdim, xeyrinizi isteyerek size oyud-nesihet verdim, lakin siz xeyrinizi isteyerek oyud-nesihet verenleri sevmirdiniz''.
80. Ve Lutu (yada sal, onun) o zaman(ini) ki, oz qovmune dedi: ''Siz alemdekilerden sizden qabaq hech kesin etmediyi o chirkin ishi edirsiniz?
81. Heqiqeten, siz arvadlari qoyub shehvetle kishilerle elaqede olursunuz. (Tekce bu ishde deyil,) belke siz (her bir ishde fitri) heddi ashan bir destesiniz''.
82. Onun qovmunun cavabi yalniz bu oldu ki, (bir-birlerine) dediler: ''Bunlari oz sheherinizden ve cemiyyetinizden chixarin ve (hemchinin Lut ve onun terefdarlarina mesxere ederek dediler:) bunlar pakliq axtaran insanlardir!''
83. Belelikle, onu ve ailesini xilas etdik, arvadi istisna olmaqla ki, o, (ezab ehli arasinda) qalanlardan oldu.
84. Ve onlarin bashlarina (kichik dashlardan ibaret) yagish yagdirdiq. Buna gore de gunahkarlarin aqibetinin nece olduguna nezer sal!
85. Ve Medyen (ehline) onlarin (qebile yaxud qan) qardashi shueybi (gonderdik). O dedi: ''Ey menim qovmum, Allaha ibadet edin ki, sizin uchun Ondan bashqa bir mebud yoxdur. Heqiqeten, sizin uchun Rebbiniz terefinden achiq-ashkar bir delil gelmishdir. (Meqsed shueybin Allah terefinden olan mocuzesidir ki, onun neden ibaret olmasi achiqlanmayib.) Odur ki, olchu ve terezini duz edin, camaatin malindan kesmeyin ve yer uzu (peygemberlerin deveti ve semavi sherietler vasitesile) duzeldikden sonra onda fitne-fesad toretmeyin. eger imaniniz varsa, bunlar sizin uchun daha yaxshidir.
86. Ve (camaati) hedelemek ve iman getirmish shexsi Allahin yolundan saxlamaq ve Allahin yolunu eymek isteyi ile (onu eymek ve ya eyri gostermek istiqametinde chalishmaqla) her yolun bashinda oturmayin. Hemchinin az oldugunuz ve Allahin sizi choxaltdigi zamani xatirlayin ve fesad toredenlerin aqibetinin nece olduguna nezer salin!
87. Ve eger sizden bir deste menim gonderildiyim sheye iman getirib ve bir deste iman getirmeyibse, Allah bizim aramizda hokm chixarana kimi sebr edin (mubarizeye qalxmayin). O, hokm chixaranlarin en yaxshisidir''.
88. Onun qovmunun tekebburlu bashchilari ve boyukleri dediler: ''Ey shueyb, shubhesiz, (ya) seni ve seninle birge iman getirenleri diyarimizdan ve cemiyyetimizden chixaracagiq, ya da ki, bizim dinimize daxil olacaqsiniz''. Dedi: ''Hetta nifret beslesek bele?
89. eger Allah bize sizin dininizden nicat verdikden sonra, biz ona daxil olsaq (Allahin sherikinin olmasini desek), shubhesiz, Allaha qarshi yalan uydurmush olariq. Bize, Rebbimizin istemesi istisna olmaqla (ki, elbette Rebbimiz de hech vaxt istemeyecekdir,) sizin dininize daxil olmaq yarashmaz. Bizim Rebbimiz elm ve agahliq baximindan her sheyi ehate etmishdir. Biz yalniz Allaha tevekkul etmishik. Ey Rebbimiz, bizimle qovmumuz arasinda haqq esasinda hokm chixar ve (ixtilafi) hell et ki, sen hakim ve hell edenlerin en yaxshisisan''.
90. Onun qovmunun kafir bashchi ve boyukleri dediler: ''eger shueybe tabe olsaniz, onda siz mutleq ziyana ugramish olacaqsiniz''.
91. Belelikle (goy gurultusu neticesinde) onlari shiddetli bir zelzele burudu ve oz evlerinde diz chokmush ve uzleri uste dushmush halda hamisinin canlari chixdi.
92. (Beli,) shueybi tekzib edenler (ele mehv oldular) sanki hech vaxt orada yashamayiblar. shueybi tekzib edenler, ozleri ziyana ugramishlar idiler.
93. Belelikle, (shueyb) onlardan uz donderdi ve (cesedlerine xitab ederek) dedi: ''Ey menim qovmum, shubhesiz men Rebbimin tapshiriqlarini size chatdirdim ve size oyud-nesihet vererek xeyrinizi istedim. Bele olan halda, kafir bir deste uchun nece kederlenim?''.
94. Biz peygember gonderdiyimiz her bir sheher ve kendin ehalisini xestelik, chetinlik ve yoxsulluga duchar etdik ki, belke (Bizim dergahimiza) yalvarib-yaxarsinlar.
95. Sonra o pislik ve chetinliyin yerine yaxshiliq ve xoshluq getirdik, nehayet (mal ve ovlad baximindan) artdilar ve (yene de ayilmayaraq) ''bizim atalarimiza da narahatliq ve rahatliq uz vermishdi (bu, tebii bir ishdir, perde arxasinda bir sebebkar yoxdur)'' dediler. Bele olduqda, ozleri de bilmeden, qefleten onlari yaxaladiq.
96. eger sheher ve kendlerin ehalisi iman getirseydiler ve teqvali olsaydilar, shubhesiz goyden ve yerden onlarin uzune bereketler(in qapilarini) achardiq. Lakin onlar (Bizim ayelerimizi) tekzib etdiler. Bele olduqda onlari elde etdiklerinin cezasi olaraq yaxaladiq.
97. Bele ise, goresen sheher ve kendlerin ehalisi Bizim ezabimizin onlara gece vaxti yatdiqlari zaman gelmesinden xatircemdirler?
98. Ve goresen sheher ve kendlerin ehalisi Bizim ezabimizin gunduz chagi (dunya) oyunlar(in)a (ve gunah ishlere) bashlari qarishan halda onlara gelmesinden xatircemdirler?
99. Bele ise, meger Allahin mekrinden ve qefil ezabindan xatircemdirler? Halbuki, ziyana ugramish desteden bashqa hech kes ozunu Allahin mekrinden amanda bilmir.
100. Meger yer uzunun onun sahiblerinden sonra varisi olmush shexsleri bu metleb hidayet etmedimi (ve onlar uchun aydinlashdirmadimi) ki, eger Biz istesek gunahlari muqabilinde onlari ezaba duchar eder ve qelblerine (bedbextlik) mohur(u) vurariq ki, bir daha (haqq sozu) eshitmesinler?!
101. Bu, (insan) cemiyyetler(i)dir ki, onlarin xeberlerini sene soyleyirik. Dogrudan da peygemberleri onlara aydin deliller getirdiler, lakin onlar qabaqcadan tekzib etdikleri sheye iman getiren deyildiler! Allah kafirlerin qelblerine belece (sertlik ve anlamazliq) mohur(u) vurur.
102. Onlarin choxunda ehde vefa gormedik. Heqiqeten onlarin choxunu olduqca itaetsiz gorduk.
103. O zaman onlardan (evvelki peygemberlerden) sonra Musani oz aye ve nishanelerimizle Fironun ve onun qovmunun bashchilarinin yanina gonderdik. Belelikle onlar o ayelere zulm etdiler (onlari qebul etmediler). Buna gore de fesad toredenlerin aqibetlerinin nece olduguna nezer sal!
104. Ve Musa dedi: ''Ey Firon, heqiqeten men alemlerin Rebbi terefinden (gonderilmish) bir peygemberem.
105. Allah baresinde yalniz haqqi demeye borcluyam. shubhesiz, sizin uchun (tovhid ve oz nubuvvetim baresinde) aydin bir delil getirmishem. Odur ki, (onlari qebul et ve) Beni-Israili menimle (oz esl vetenleri olan Beytul-Muqeddese) gonder''.
106. Firon dedi: ''eger bir aye ve nishane getirmisense ve dogruchulardansansa onda, onu getir (ve goster)''.
107. Belelikle Musa oz esasini atdi ve o, derhal ashkar bir ejdaha oldu.
108. Ve elini (qoltugunun altindan ve ya yaxasindan) chixartdi ve o, baxanlar uchun ag ve parlaq oldu.
109. Fironun qovmunun bashchi ve boyukleri (bir-birlerine) dediler: ''shubhesiz, bu (kishi) chox bilikli bir sehrbazdir.
110. Sizi oz torpaginizdan chixarmaq isteyir. Bele ise rey ve nezeriniz nedir?''.
111. (Firona) dediler: ''Onu(n) ve qardashini(n ishini) saxla ve sheherlere toplayici memurlar gonder
112. ki, her bir bilikli sehrbazi senin yanina getirsinler''.
113. Ve sehrbazlar Fironun yanina gelerek dediler: ''eger biz qalib gelsek, bizim uchun mutleq muhum bir muzd olacaqmi?''
114. Dedi: ''Beli, shubhesiz (saray sahibine) yaxinlardan olacaqsiniz''.
115. (Sehrbazlar) dediler: ''Ey Musa, ya sen (oz cadugerlik vasitelerini) at, ya da biz ataq''.
116. Dedi: ''Siz atin.'' Belelikle ele ki, (cadugerlik aletlerini) atdilar camaatin gozlerini (sehrle) bagladilar ve onlari chox qorxutdular ve boyuk bir sehr yaratdilar.
117. Ve Biz Musaya ''oz esani at!'' deye vehy etdik. (Ele ki, Musa esasini atdi, esa ejdaha oldu.) Belelikle, sehrbazlarin yalandan duzeltdiklerini qefilden suretle tutub udurdu.
118. Belelikle, haqq yerini aldi ve onlarin etdikleri (onlarin sehri) puch oldu.
119. Belelikle, (fironchularin hamisi) orada meglub oldular ve xar olaraq alchaldilar.
120. Ve sehrbazlar (ixtiyarsiz olaraq) secdeye dushduler.
121. Dediler: ''Alemlerin Rebbine iman getirdik.
122. Musa ve Harunun Rebbine!''
123. Firon dedi: ''Men size icaze vermemishden qabaq ona iman getirdiniz? Bu, shubhesiz, (sizinle Musanin) bu sheherde onun ehalisini oradan chixarmaq (qibtileri chixarmaginiz ve Israil ovladlarini saxlamaq) uchun qurdugunuz bir hiyledir. Odur ki, tezlikle bileceksiniz!
124. Heqiqeten, mutleq sizin ellerinizi ve ayaqlarinizi charpazvari (birini sagdan, birini soldan) kesecek, sonra ise shubhesiz, sizin haminizi dar agacindan asacagam''.
125. Dediler: ''(Onsuz da) Biz Rebbimize teref doneceyik (buna gore de senin hedelerinden qorxmuruq).
126. Sen bize yalniz Rebbimizin aye ve nishaneleri bize yetishen zaman, onlara iman getirmeyimizi eyb ve irad tutursan. Ey Rebbimiz, biz(im qelblerimiz)e (bolluca) sebr endir ve bizi muselman olaraq oldur.''
127. Ve Fironun qovmunun bashchilari ve boyukleri dediler: ''Musani ve onun qovmunu azad buraxirsan ki, yer uzunde fesad toretsinler ve seni ve tanrilarini boshlasinlar?'' (Firon butleri ve ulduzlari oz allahi, ozunu ise camaatin allahi hesab edirdi. Yaxud da onlari camaatin mebudu, ozunu ise onlarin mebudu bilirdi.) Dedi: ''Tezlikle, onlarin oglanlarini (Musanin gelishinden qabaq oldugu kimi) dehshetli shekilde oldurecek ve qadinlarini diri saxlayacagiq ve biz onlara hakimik''.
128. Musa oz qovmune dedi: ''Allahdan komek dileyin ve sebr edin. shubhesiz yer uzu Allaha mexsusdur (onun yaradilishi, qorunmasi ve sakinlerinin idare olunmasi Onun istek ve iradesi ile heyata kechir), istediyini onun varisi edir. (Gozel) aqibet perhizkarlarindir''.
129. Onlar dediler: ''Biz hem sen bize gelmemishden qabaq ve hem de geldikden sonra ezab-eziyyet chekdik!'' Dedi: ''umid var ki, Rebbiniz dushmeninizi helak ve sizi bu torpaqda canishin etsin, belelikle de nece davranacaginiza baxsin.''
130. Ve heqiqeten fironchulari (Israil ovladlarina verdiyimiz vedin bashlangici olaraq) qehetlik ve mehsul qitligina duchar etdik ki, belke ibret gotursunler.
131. Onlara yaxshiliq ve bolluq gelende, ''bu, bizim ozumuz(un leyaqetimiz)dendir deyirdiler ve ele ki, onlara bir pislik ve bela gelirdi (bunu) Musanin ve yanindakilarin (ayaqlarinin) ugursuzluqlari ile elaqelendirirdiler. esla! Onlarin ugursuzluqlarinin (ve onlara gelen her bir sher ve belanin) sebebi (onlarin) Allahin yaninda (qeyd olunmush gunahlari)dir ve lakin onlarin choxu (bunu) bilmirdiler.
132. Ve dediler: ''(Ey Musa,) bize, bizi sehrlemeyin uchun her ne nishane ve mocuze getirsen, biz sene esla iman getiren deyilik''.
133. Belelikle, Biz ayri-ayri nishaneler sheklinde onlara tufan, cheyirtge, gene, qurbagalar ve qan gonderdik. Onlar yene de tekebbur ve itaetsizlik gosterdiler. Onlar gunahkar bir deste idiler.
134. Ve onlara (her defe) ezab nazil olanda, (bele) deyirdiler: ''Ey Musa, seninle olan ehd-peymanina (nubuvvet, yaxud duanin qebul olunmasi ehd-peymanina) xatir bizim uchun Rebbini chagir ki, eger bu ezabi (filan muddetedek) bizden gotursen, sene mutleq iman getirecek ve Israil ovladlarini seninle gondereceyik''.
135. Belelikle, ele ki, ezabi yetishmeli olduqlari muddetedek onlardan def edirdik, onlar yene de ehd-peymani pozurdular.
136. Nehayet, onlardan intiqam aldiq ve onlari denizde batirdiq. chunki Bizim ayelerimizi ve nishanelerimizi tekzib etdiler ve (umumiyyetle) onlardan qafil idiler.
137. Ve (fironchular terefinden) hemishe zeif ve aciz hesab edilen desteni o torpaqlarin chox xeyir-bereketli etdiyimiz sherq ve qerblerinin (sham ve Felestin torpaqlarinin) varisi etdik. Rebbinin Israil ovladlarina olan gozel sozu (onlarin zefer vedi) onlarin sebrlerinin mukafati olaraq tamamile gerchekleshdi ve Fironun ve onun qovmunun tikdiklerini (ev, saray ve qullelerini) ve chardaga qaldirdiqlarini (uzum teneklerini) viran ve mehv etdik.
138. Ve Israil ovladlarini denizden (Nil chayindan) kechirtdik. Onlar oz butlerine (perestish etmeye) uz tutmush ve (butlerinin) etrafina toplashmish bir desteye yetishdiler. (Onlar esirlikde olduqlari vaxt fironchularin hissiyyata yaxin sheylere meyl gostermelerinden tesirlendikleri uchun) dediler: ''Ey Musa, onlarin mebudlari oldugu kimi, sen de bizim uchun mebud duzelt!'' (Musa) dedi: ''Dogrudan da siz nadanliq eden bir destesiniz.
139. Heqiqeten bunlarin, ichinde olduqlari (shirk eqidesi) mehve mehkumdur ve (butlere) etdikleri (ibadet) batil ve puchdur''.
140. Dedi: ''Allah sizi alemdekilerden (oz zamaninizin insanlarindan) ustun etdiyi halda, men sizin uchun Ondan bashqa bir mebud axtarim?!''
141. Ve (yada salin) o zaman(i) ki, sizi, size agir ishkence veren fironchulardan xilas etdik. Onlar ogullarinizi rehmsizcesine oldurur, qadinlarinizi (havayi ishletmek uchun) diri saxlayirdilar ve bunda (bu ishde sizin uchun) Rebbiniz terefinden boyuk bir bela ve imtahan var idi''.
142. Ve Musa ile (Tovrati qebul etmeye hazir olmasi uchun) otuz gece(ve gunduz ibadet) vede(si) qoyduq ve onu daha on gece ile kamilleshdirdik. Belelikle, onun Rebbinin qoydugu vede qirx gece ile sona chatdi. Musa (vedeleshdiyi yere gedende) qardashi Haruna dedi: ''Qovmumun ichindeAllah, yaxud hemin melek si canishinlik et, islahla meshgul ol ve fesad toredenlerin yoluna tabe olma''.
143. Ele ki, Musa Bizim vedeleshdiyimiz yere geldi ve Rebbi onunla (vasitesiz) danishdi, (Allaha) ''ey Rebbim, (ozunu) mene goster, Sene baxim (dunyaya ve axirete xas butun celal ve camal tezahurlerini mushahide etdikden sonra elde edilen mexsus bir batini baxishla Seni gorum)'' dedi. (Rebbi ona) ''(dunyada) Meni (bele bir baxishla) esla gormeyeceksen, lakin bu daga teref bax, eger o, oz yerinde sabit qalsa, sen de Meni goreceksen (senin vucudunun qudreti Menim nurumun sachmasi muqabilinde bu dagdan azdir)'' dedi. Belelikle, onun Rebbi(nin nuru) daga sachdiqda onu parchalayib toz halina saldi ve Musa ozunden gedib yixildi. ozune geldikde dedi: ''Sen (gozle gorunmekden) pak (ve uzaq)san! Sene teref qayitdim (tovbe etdim) ve men ilk iman getirenem''.
144. (Allah) buyurdu: ''Ey Musa! Men seni oz risalet ve tapshiriqlarimla (onlarin yerine yetirilmesi ile) ve (seninle) danishmagimla butun insanlardan sechdim (ustun etdim). Buna gore de, sene verdiyimi gotur ve shukr edenlerden ol''.
145. Ve onun uchun (Tovratin) lovheler(in)de her bir movzu baresinde nesihet ve (camaatin etiqad ve emelleri baresinde) her bir shey uchun etrafli sherh yazdiq (ve dedik): ''var gucunle onu gotur (oyren) ve oz qovmune onun en gozelini goturmelerini (oyrenmelerini) emr et (vacibleri gotursunler ve haramlari terk etsinler). Tezlikle size gunahkarlarin yurdunu (Ad ve Semud qovmlerinin, hemchinin fironchularin dunyada xaraba qalmish yurdlarini, axiretde ebedi qalacaqlari Cehennemdeki yerlerini) gostereceyem''.
146. Tezlikle yer uzunde nahaq yere tekebburluk eden, her hansi bir aye ve mocuze gorende iman getirmeyen, hidayet yolunu gorende onunla getmeyen ve azginliq yolunu gordukde ise onunla geden kesleri oz ayelerimden yayindiracagam (ayelerimle mubarize etmek qudretini onlardan alacagam). Bu (ish), onlarin Bizim aye ve nishanelerimizi tekzib etdiklerine ve onlardan (onlari gormekden) qafil olduqlarina goredir.
147. Bizim aye ve nishanelerimizi, elece de axiret gorushunu yalan sayan keslerin (xeyir) emelleri puch ve batil olacaqdir. Meger onlar etdikleri emellerden bashqa bir sheylemi cezalandirilacaqlar?!
148. Musanin qovmu(nun choxu) ondan, (o, Allahla vedeleshdiyi yere getdikden) sonra oz zinet eshyalarindan bir buzov - buzov sesi chixaran bir heykel duzeltdiler. Meger onlar hemin heykelin onlarla danishmadigini ve onlari bir yola hidayet etmemesini gormurduler?! (Cansiz bir sheyi diri ve butun varliq alemini berqerar saxlayan bir sheyin yerine qoymaqla) zalimlardan olaraq onu ozlerine tanri goturduler.
149. Ve ele ki, ozlerine gelib chox peshman oldular ve dogrudan da azdiqlarini gorduler ''heqiqeten eger Rebbimiz bize rehm etmese ve bizi bagishlamasa, mutleq ziyana ugrayanlardan olacagiq'' dediler.
150. Ve Musa qezebli ve teessufle oz qovmunun yanina qayidanda, dedi: ''Menden sonra menim uchun pis canishinlik etdiniz; meger Rebbinizin ishinde (gorushunde) telesdiniz?'' Ve (Tovratin) lovheleri(ni) atdi ve qardashinin bashindan tutub ozune teref chekmeye bashladi. O dedi: ''Anam oglu! Heqiqeten bu qovm meni (onlari hemin ishden chekindirmekde) aciz qoydu ve az qalmishdi meni oldursunler. Odur ki, dushmenleri meni mezemmet etmeye qaldirma ve meni zalim deste ile bir tutma''.
151. (Musa) dedi: ''Ey Rebbim, meni ve qardashimi bagishla ve bizi oz rehmetine daxil et ki, Sen mehribanlarin en mehribanisan.''
152. Heqiqeten, buzova perestish etmish keslere tezlikle (dunyada ve axiretde) Rebblerinden bir qezeb ve dunya heyatinda (mebudlarinin yandirilmasi, chollukde sergerdan qalmalari ve tarixde bir leke olaraq qalmalari kimi) zillet ve xarliq yetishecekdir. Biz yalan uyduranlari bele cezalandiririq.
153. Gunah ishler gordukden sonra tovbe eden ve iman getiren kesler, (bilsinler ki,) heqiqeten senin Rebbin ondan (tovbeden) sonra chox bagishlayan ve mehribandir. (Bu iki aye Musanin dastani arasinda olan moterize cumleleridir).
154. Musanin qezebi yatdiqda(n sonra) o, (Tovratin) lovheleri(ni) goturdu. Onun yazilarinda Rebbinden qorxan kesler uchun hidayet ve rehmet var idi.
155. Musa oz qovmunden (onlarin arasindan) Bizim vedeleshdiyimiz yer(e qovmu buzova perestish etmemishden qabaq Tovratin nazil olmasi ved edilen yere ve ya buzova perestishden sonra tovbenin qebul edileceyi yere getirmek) uchun yetmish kishi sechdi. Belelikle (ses eshitmekle kifayetlenmeyib Allahi gormek istedikleri vaxt), o shiddetli titreyish onlari buruyende (ve onlarin hamisi olende, Musa) dedi: ''Ey Rebbim, eger isteseydin onlari ve meni bundan evvel helak ederdin. Bizi agilsizlarimizin etdikleri sheye goremi helak edeceksen? Bu, Senin sinagindan bashqa bir shey deyildir. Istediyini onunla azdirir ve istediyini onunla hidayet edirsen. Sen bizim yardimchi ve bashchimizsan. Bizi bagishla ve bize rehm et ki, Sen bagishlayanlarin en yaxshisisan''.
156. ''Ve bizim uchun bu dunyada (yashayish, itaet ve aqibetde) ve axiretde (hesabda, shefaetde ve Cennetde) yaxshiliq yaz. chunki biz Sene teref qayitmishiq''. Buyurdu: '' (xilqetin kamil qurulushunda hikmet esasinda) istediyimi ezabima duchar ederem ve rehmetim her bir sheyi ehate etmishdir. Odur ki, tezlikle onu teqvali olanlar, zekat verenler ve Bizim aye ve nishanelerimize iman getirenler uchun yazacagam''.
157. O kesler ki, ders oxumayib yazi yazmamish bu elchi ve Peygembere - (adini ve peygemberlik nishanelerini) ellerindeki Tovrat ve Incilde yazilmish gordukleri shexse tabe olurlar. (Hemin o Peygembere ki,) onlari her bir yaxshi ishe emr edir ve her bir pis ishden chekindirir, onlara (maddi ve menevi) paklari halal ve (maddi ve menevi) chirkin ve murdarlari haram edir ve boyunlarinda olan agir yuku ve zencirleri (cahiliyyet adetleri ve kechmish sherietlerin chetin hokmlerini) onlarin chiyninden goturur. Belelikle ona iman getiren, ehtiram gosteren, komek eden ve onunla nazil olan nura (onun kitabina) tabe olanlar hemin nicat tapanlardir!
158. De: ''Ey insanlar, heqiqeten men Allahin sizin haminiza (xitab olunan zamanin varliqlarindan tutmush besheriyyetin nesli kesilenedek olacaq butun insanlara) gonderilmish Peygemberiyem. O Allahin ki, goylerin ve yerin heqiqi sahib ve hakimidir (chunki onlarin yaradilishi, qorunmasi, idare olunmasi ve mehvi, bunlarin hamisi Onun iradesine tabedir). Ondan bashqa bir mebud yoxdur, dirildir ve oldurur (yashamaq ve olmek qabiliyyeti olan her bir sheyi O dirildir ve oldurur). Odur ki, Allaha ve Onun elchisine - (Qur`andaki ve evvelki semavi kitablardaki) kelamlarina imani olan bu ummi Peygembere iman getirin ve ona tabe olun, belke hidayet olundunuz''.
159. Ve Musanin qovmunde haqqa esaslanaraq (ve haqq danishmaqla ve haqqa emel etmekle insanlari) hidayet eden ve haqqa esaslanaraq (oz danishiqlarinda ve emellerinde) edaletli olan bir deste vardir.
160. Ve onlari (Yequbun) her biri bir ummet olan neveler(in)den ibaret on iki qebileye bolduk ve qovmu Musadan su isteyen zaman ona vehy etdik ki, oz esani (Tur dagindan getirdiyin kub shekilli) o dasha vur. Belelikle, ondan on iki cheshme (dord terefin her birinden uch cheshme) qaynadi (axmaga bashladi). Her bir ummet ozunun su icheceyi yeri tanidi. Ag ve ust-uste yigilmish buludu onlarin bashlari uzerinde kolgelik etdik ve onlara ''menn'' (bir nov agac shiresinden hazirlanmish yemek) ve bildirchin nazil etdik ''size verdiyimiz pak ruzilerden yeyin'' (dedik). Onlar (oz itaetsizlikleri ile) Bize zulm etmediler ve lakin ozlerine zulm edirdiler. (Beqere suresinin 57-ci ayesine muraciet edin).
161. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, onlara (bele) deyilmishdi: ''Bu sheherde (Beytul-Muqeddesde) meskunlashin, onun istediyiniz yerinden istifade edin, ''(ey Rebbimiz), bizim gunahlarimizi tok'' deyin ve bu qapidan secde halinda (tevazokarliqla) daxil olun ki, sizin gunahlarinizi bagishlayaq. (Onda) tezlikle yaxshilara artiq bagishlayariq.'' (Beqere suresinin 58-ci ayesine mureciet edin).
162. Belelikle, onlardan zulm etmish kesler (hemin sozu) onlara deyilenden bashqa soze deyishdiler (tovbe yerine bugda istediler). Bele olduqda, zulm etmelerinin cezasi olaraq goyden onlara ezab gonderdik. (Beqere suresinin 59-cu ayesine muraciet edin).
163. Ve onlardan deniz sahilinde yerleshen cemiyyetin (Medyen ehalisinin ve ya Felestinin Teberiyye denizinin kenarindaki eyle sheherinin ehalisinin) halini sorush: o zaman onlar shenbe gunu heddi (baliq ovunun hemin gun haram olmasi hokmunu) ashirdilar; o zaman onlarin baliqlari shenbe gununde ashkar suretde suyun uzune chixir, shenbe olmayan gunde ise gelmirdiler. Biz onlari itaetsizliklerinin muqabilinde bele imtahan edirdik.
164. Ve o zaman onlardan bir deste (digerlerini chekindiren desteye) dedi: ''Ne uchun Allahin mutleq helak edeceyi ve ya shiddetli ezab vereceyi bir qovme oyud-nesihet verirsiniz?'' Dediler: ''Rebbinizin dergahinda uzrumuzun olmasi uchun ve belke onlar chekindiler deye!''. (Demeli Musanin qovmu uch desteden - gunahkarlar, onlari chekindirenler ve sukut edenlerden ibaret idi.)
165. Belelikle, ele ki, onlara verilen oyud-nesiheti unutdular, Biz pis ishden chekindirenleri xilas etdik, zulm edenleri ise itaetsizliklerine gore agir bir ezaba duchar etdik.
166. Belelikle, ele ki, chekindirildikleri sheyden boyun qachirdilar, onlara ''meymunlar ve qovulmushlar olun!'' dedik (qeti irade ile suretlerinin meymun sheklinde, ruhlarinin ise xar ve rehmetden uzaq olmasini istedik ve ele de oldular).
167. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, Rebbin Qiyamet gununedek onlara (yehudilere) hemishe mutleq agir ezab veren kesler gondereceyini elan etdi. Heqiqeten senin Rebbin tez ceza veren ve (eyni zamanda) chox bagishlayan ve mehribandir.
168. Ve onlari yer uzunde muxtelif desteler sheklinde sepeledik. Onlardan bezisi yaxshi emel sahibleridir, bezisi ise onlardan ashagidir. Onlari yaxshi-yamanliqlarla sinadiq, belke (haqqa teref) qayitsinlar.
169. Belelikle, onlardan sonra kitabin (Tovratin) varisi olmush (saleh olmayan) canishinler(i) onlarin yerine kechdiler. Onlar (rushvet ve ya kitabi tehrif etmek yolu ile) bu alchaq dunyanin malini alir ve ''tezlikle (tovbe edecek ve) bagishlanacagiq'' deyirler. eger onlara ele bir mal yetishse, yene de goturerler! Meger onlardan kitabin mohkem ehd-peymani alinmadimi ki, Allaha haqdan bashqa bir shey nisbet vermesinler? Halbuki, onlar kitabda olanlari oxuyublar (ve onun hokmlerinden xeberdardirlar). (Bilin ki,) axiret evi teqvalilar uchun daha yaxshidir, meger dushunmursunuz?
170. Hemishe (oz sema) kitab(larin)dan yapishan ve namaz qilan kesler (bilsinler ki,) heqiqeten Biz salehlerin ve islah edenlerin mukafatini zay etmeyeceyik.
171. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, Biz dagi (yerinden qopararaq) bir kolge kimi onlarin bashi uzerinde saxladiq ve onlar onun mutleq bashlarina dusheceyini guman etdiler. (Ve dedik:) ''Size verdiyimiz (kitab ve din)i (ruhi ve cismani) quvvetle tutun ve orada olanlari yadda saxlayin, belke teqvali oldunuz''. (Beqere suresinin 63-cu ayesine muraciet edin).
172. O zaman senin Rebbin Adem ovladlarindan - onlarin bellerinden ovladlarini chixartdi (tarix boyu tedricen onlari bir-birinin belinden dunyaya getirdi) ve onlari (agillarinin derk etmesi ve peygemberlerin tebligi vasitesile) ozlerine shahid tutdu ki: ''Men sizin Rebbiniz deyilemmi?'' (Agil nemetinden ve peygemberlerin devetinden mehrum olanlardan bashqa) onlarin hamisi: ''Beli, (Rebbimiz olmagina) shehadet verdik'' dediler. (Allah bele etdi ki,) mebada Qiyamet gunu ''biz bundan (tovhid ve rububiyyetden) qafil idik'' deyesiniz.
173. Yaxud ''heqiqeten atalarimiz bizden evvel (Allaha) sherik qoshdular ve biz onlardan sonra olan ovladlar (ve tebii ki, onlara tabe) idik, meger bizi batile yonelenlerin etdiklerine gore helakmi edeceksen?!''.
174. Biz (oz tovhid ve din) nishaneleri(mizi) bu cur etrafli achiqlayiriq (ki, onlarin baresinde fikirleshsinler) ve belke qayitdilar.
175. Ve onlara ayelerimizi (semavi kitabin maarifini, yaxud duanin qebul olunmasi meqamini) verdiyimiz, lakin (etiqadda kufr ve emelde nankorluq neticesinde) onlardan xaric olan, belelikle sheytan teqibine meruz qalan ve nehayet yolunu azanlardan olan shexsin (Musanin zamaninda yashamish alim Bel`em Bauranin) hekayetini oxu.
176. eger isteseydik, hemin ayelerin vasitesi ile onu(n meqamini) mutleq (mecburi shekilde) ucaldardiq. Lakin o(nu besheriyyetin yol sechmekde ixtiyar sahibi olmasi enenesine uygun olaraq azad qoyduq ve o) alchaqliga meyl ederek yere urek bagladi ve oz nefsi isteklerine tabe oldu. Buna gore de onun hekayeti (o) susuz ve ya yorgun itin hekayetine benzeyir ki, ona hucum etsen de dilini chixarar, boshlasan da dilini chixarar (bu shexsi qorxutmaginla nesihet vermeyin birdir). Bu, Bizim ayelerimizi tekzib etmish destenin meselidir. Odur ki, bu hekayeti neql et, belke dushunduler.
177. Bizim ayelerimizi tekzib etmish ve ozlerine zulm eden deste(nin meseli) nece de pis bir meseldir.
178. Allah kimi hidayet etse, o esl hidayet olunmushdur ve kimi oz azginliginda boshlasa, heqiqeten ziyana ugrayanlar onlardir!
179. Dogrudan da Biz cin ve insanlarin choxunu (sanki) Cehennem uchun yaratmishiq. chunki onlarin qelbleri var, amma onunla (heqiqetleri) derk etmirler, onlarin gozleri var, lakin onunla (ibret uchun) baxmirlar ve onlarin qulaqlari var, amma onunla (haqq maarifi) eshitmirler. Onlar heyvanlar kimi, belke (onlardan) daha azgindirlar (chunki onlar inkishaf ve tekamul istedadina malik olduqlari halda, batil ve puch yola gedirler) ve onlar hemin qafillerdirler.
180. (Menalarinin gozelliyi ve mefhumlarinin ucaligi baximindan) en gozel adlar Allaha mexsusdur. Buna gore de Onu hemin adlarla chagirin ve Onun adlari baresinde dogru yoldan chixanlari (o adlari butlere qoyanlari, yaxud Allaha layiq olmayan shekilde tefsir edenleri) boshlayin. Onlar tezlikle emelleri ile cezalandirilacaqlar (danishiqlarinin ve emellerinin eyani tezahuru onlarin cezalari olacaqdir).
181. Yaratdiqlarimiz icherisinde (insanlari) haqq (danishiq ve emel) ile hidayet eden ve haqqa esaslanaraq hokm chixarib edaletli olan bir deste vardir. (Bu surenin 159-cu ayesine muraciet edin.)
182. Bizim ayelerimizi tekzib edenleri tezlikle tedricen bilmedikleri yerden (dunya helaketi ve axiret ezabi ile) yaxalayacagiq.
183. Onlara mohlet verirem. Heqiqeten Menim mekr ve tedbirlerim mohkemdir.
184. Meger fikirlesh(ib gor)medilermi ki, onlarin yoldash ve yurddashlarinda (Muhemmedde - sellallahu eleyhi ve alihi ve sellem) hech bir delilik yoxdur? O yalniz ashkar bir qorxudandir.
185. Meger goylerin ve yerin boyuk mulkune (Allahin onlarin hakim ve sahibi olmasina ve onlarin da Allahin hokmu altinda ve Onun mulki olmagi qebul etmelerine) ve Allahin yaratdigi eshyalara, elece de omurlerinin sonunun yaxinlashmish ola bilmesine baxmayiblar? (Ve eger bu kitabin devetine iman getirmeseler) bes bundan (bu Qur`andan) sonra hansi soze iman getirecekler?
186. Allah kimi (itaetsizliyine gore) oldugu azginliqda boshlasa, daha onu bir hidayet eden olmaz. (Allah) onlari oz azginliqlarinda sergerdan qalmalari uchun boshlayir.
187. Senden Qiyamet baresinde - onun ne vaxt bash vereceyini sorushurlar? De: ''Heqiqeten onun elmi yalniz Rebbimin yanindadir. Onu vaxti (chata)nda yalniz O zahir edecekdir. (Bu hadise) goylerde ve yerde (onlarin sakinleri uchun) agirdir. O, size yalniz qefilden gelecekdir. Senden, sanki sen ondan tam xeberdarsanmish kimi sorushurlar! De: ''Heqiqeten, onun elmi yalniz Allahin yanindadir, lakin insanlarin choxu bilmirler''.
188. De: ''Men ozum uchun Allahin istediyinden bashqa hech bir xeyir ve ziyana malik deyilem. (Qeyb elmim de yoxdur) ve eger qeybi bilseydim, ozum uchun mutleq her bir mal ve xeyirden choxlu tedaruk gorerdim ve mene hech bir zerer-ziyan deymezdi. Men iman getiren deste uchun yalniz bir qorxudan ve mujde verenem''.
189. Sizin her birinizi bir candan (atanizdan) yaradan ve yaninda rahatliq tapmasi uchun zovcesini de onun cinsinden eden Odur. Belelikle ele ki, zovcesi ile yaxinliq etdi, o, yungul bir yukle yuklendi ve bir muddeti (hamilelik dovrunun evvelini) o yukle kechirdi. Ele ki, yuku agirlashdi her ikisi Allahi - oz Rebblerini chagirdilar ki: ''eger bize saleh (saglam ve heyat surmeye qadir) bir ovlad eta etsen, mutleq shukr edenlerden olacagiq''.
190. Belelikle, ele ki, (Allah) o ikisine (saglam ve) saleh bir ovlad eta etdi, onlara verdiyi shey baresinde Ona sherik qoshdular. (eger onlar bu ishde butleri de tesirli bilseler zahiri shirke, yox eger sebeblere arxalanaraq esas sebebkari yaddan chixarsalar gizli shirke duchar oldular. Bu iki aye cemiyyetin ekseriyyetinin halini sherh edir ki, onlar ya zahiri shirke, ya da gizli shirke duchardirlar.) Allah Ona sherik qoshulan sheyden chox-chox ucadir.
191. Onlar hech bir shey yaratmayan (bir sheyi yoxdan var etmek ve movcuda ruh vermek qudreti olmayan) ve ozleri yaradil(mish ol)an varliqlari (Allaha) sherik qoshurlar? (Bu aye ve sonraki ayeler butperestlerin shiddetli tenqidi ve butlerin tamamile acizliyinin beyani baresindedir.)
192. (Hemin butler) ne onlara bir yardim gostere bilir ve ne de ozlerine bir komek ede bilirler.
193. eger onlari dogru yola devet etseniz, size tabe olmazlar. Sizin uchun onlari devet etmeyiniz ve ya susmaginiz birdir (chunki onlardan bir netice elde etmeyeceksiniz).
194. Heqiqeten sizin Allahin yerine chagirdiqlariniz (butler, ulduzlar ve melekler) sizin kimi bendelerdir. Odur ki, eger dogruchusunuzsa, onlari chagirin, size cavab versinler.
195. Meger onlarin ayaqlari var ki, onunla yol getsinler, yaxud elleri var ki, onunla tutsunlar ve ya gozleri var ki, onun vasitesi ile gorsunler, yaxud da qulaqlari var ki, onunla eshitsinler? De: ''Allaha qoshdugunuz sherikleri chagirin, sonra mene qarshi olan butun hiyle ve planlarinizi ishe salin ve mene mohlet vermeyin''.
196. ''shubhesiz, menim bashchi ve komekchim bu kitabi nazil eden Allahdir. Odur saleh (bende)lere bashchiliq ve yardim eden!''.
197. ''Allahin yerine chagirdiqlariniz ne size bir yardim gostere biler ve ne de ozlerine (xeyir getirmek ve ya bir zereri def etmekle) bir komek ede bilerler''.
198. eger onlari dogru yola devet etseniz eshitmezler. (Ey Peygember,) onlari (mushrikleri) sene baxan gorursen, lakin onlar (eslinde) gormurler.
199. efv ve guzesht yolunu tut, yaxshi ishler gormeyi emr et ve nadanlardan uz donder (cihad hokmu gelmeyince doyushe bashlama).
200. eger sheytan terefinden tehrikedici bir vesvese seni tehrik etse, Allaha penah apar, chunki O, eshiden ve bilendir.
201. shubhesiz, teqvali olanlara sheytandan bir vesvese yetishse, (ya qelblerde dolanan bir sheytan onlarin fikirlerine zerer-ziyan yetirse, derhal) (Allahi yadlarina salaraq) ozlerine geler ve onda gozuachiq olarlar.
202. (Mushriklere geldikde ise,) qardashlari (sheytanlar) onlari daim azginliga cheker, sonra ise (onlari yoldan chixarmaqda) ellerinden geleni ederler.
203. (Vehyin gelmesi bir muddet texire dushen zaman ve) onlara bir aye ve nishane getirmeyende ''ne uchun (ozunden) bir aye ve nishane duzeldib getirmirsen?'' deyerler. De: ''Heqiqeten men yalniz Rebbimden mene gelen vehye tabe oluram. Bu (Qur`an) Rebbiniz terefinden ayiqliq ¸menbeleridir ve iman getiren bir deste uchun bashdan-basha hidayet ve rehmetdir''.
204. Qur`an oxunan zaman ona qulaq asin ve susun ki, belke rehm olundunuz.
205. Seherler ve axshamlar oz qelbinde yalvarib-yaxararaq, qorxu ile ve sesini ucaltmadan Rebbini yada sal ve qafillerden olma.
206. shubhesiz, senin Rebbinin yaninda (melekler ve Allahin ovliyalari kimi Onun menevi yaxinliginda) olanlar Ona ibadet etmekden boyun qachiraraq tekebburluk etmez, Onun pakligini yada salar ve Ona secde ederek ozlerini kichilderler.itaetsizliyine gore
Whatsapp Plus, Instagram Plus, Youtube Plus, Mp3 Yukle, Video Yukle, HD mp4, Bedava Indir, Android Dunyasi, Futbol neticeleri, Idman xeberleri, Tatli.Biz

Pulsuz yuklemeler, free games, sohbet, qizlar, pulsuz whatsapp, whatsapp indir, instagram indir, youtube indir, bedava porno, bedava dinle, indir, azeri sarkilari, turk sarkilari, Yeni Oyunlar, Kohne Oyunlar, Top Oyunlar, Browser ve Internet, Sosial Şebekeler, Eylence

[sitemap][mp3 sitemap][video sitemap]
©Tatli.Biz 2010-2019