Qurani - Kerim
26) Esh-shuera (227 aye)
0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Ta, Sin, Mim. (Bu herfler Allahla Onun Resulu arasinda olan remzlerdir. Bu kitab hemin bu herflerden teshkil olunmushdur. Amma hech kimin onun benzerini getirmeye qudreti yoxdur. Bu kitabin mohkem ayeleri ve bu cur de muteshabih ayeleri vardir. And olsun Turi-Sinaya, Mekkeye, and olsun Tuba ve Sidr (agaclarina) ve Muhemmede (s) ki,)
2. Bu sure ashkar ve aydinliq getiren kitabin ayeleridir.
3. (Ya Peygember!) Belke sen onlar iman getirmeyecekler deye, ozunu helak etmek isteyirsen?!
4. eger istesek goyden onlara ele bir nishane (mecburedici delil, ya xaredici bir ezab) nazil ederik ki, onun muqabilinde onlar (mecburi shekilde) boyun eyib itaet ederler.
5. Onlara Rehman (olan Allah)-dan ele bir yeni oyud-nesihet vasitesi (sure, moize, mocuze) gelmez ki, ondan uz dondermesinler.
6. Belelikle, heqiqeten, onlar (Bizim ayelerimizi) tekzib etdiler. Odur ki, istehza etdikleri sheyin xeberleri tezlikle onlara yetishecekdir (verilen vedleri Berzexde, ya Qiyametde basha dushecekler).
7. (Bu qeder israrla tekzib etdikleri halda) meger yer uzune baxib orada ne qeder novbenov konul oxshayan (bitkiler ve agaclar) bitirdiyimizi gormedilermi?
8. Heqiqeten, bunda (Bizim tovhidimiz, qudretimiz ve rehmetimize dair) bir elamet vardir. Amma onlarin ekseriyyeti (fitretlerinin chirkinliyi ucbatindan) iman getirmemishler ve (bundan sonra da) iman getirmeyecekler.
9. Heqiqeten, senin Rebbin (intiqam alma ve ceza verme baximindan) yenilmez qudret ve (mohlet verme baximindan) merhemet sahibidir.
10. Ve (Ya Peygember! Yada sal), bir zaman Rebbin Musani sesledi ki: ''Get o, zalim tayfanin soragina;
11. Firon qovmunun soragina (chox teeccubludur), meger qorxmurlar?!''
12. (Musa) dedi: ''Ey Rebbim, dogrusu qorxuram ki, meni tekzib etsinler''.
13. ''Sinem daralir (sixilir) ve (danisharken) dilim tutulur. Odur ki, (vehy meleyini) Haruna gonder (onu mene komekchi et)''.
14. ''Onlarla bagli boynumda bir gunah var (onlardan bir neferi oldurmushem). Buna gore de (risaleti yerine yetirmezden once) meni oldureceklerinden qorxuram''.
15. (Allah) buyurdu: ''Bele deyil. Siz ikiniz de Bizim ayelerimizi aparin. shubhesiz, Biz sizinle birge (Fironun adamlarinin ne dediklerini) eshideceyik!''.
16. ''Fironun yanina gederek deyin: ''Heqiqeten, biz alemlerin Rebbinin gonderdiyi peygemberlerik''.
17. ''(Bele deyin) Israil ovladlarini bizimle (shama - oz ana vetenimize) gonder''.
18. Firon dedi: ''Meger biz seni ushaqliq chaginda oz yanimizda boyutmedikmi? omrunun neche ilini bizim yanimizda qalmadinmi?''
19. Sen (bizim nemetlerimize) nankorlardan oldugun halda, elediyin o ishi de eledin (bir kishini oldurdun)!''
20. (Musa) dedi: ''O ishi o vaxt ederken men xebersizlerden idim (xebersiz idim ki, bir zerbe bir kesin olumune sebeb ola biler)''.
21. ''Buna gore de, sizden qorxub qachdim, sonra Rebbim mene peygemberlik, hikmet ve sheriet elmi eta etdi, meni oz peygemberlerinden etdi''.
22. ''Meger Israil ovladlarini kole etmeyin bir nemetdirmi ki, onu mene minnet qoyursan (halbuki, men de onlardan biri kimi senin esaretinde idim)?!''
23. Firon dedi: ''Alemlerin Rebbi nedir?''
24. (Musa) dedi: ''O, goyleri, yeri ve onlarin arasinda olanlari idare ve terbiye edendir, eger yeqinlik ehli olsaniz, (gozel shekilde idare ve terbiye olunmalarindan, onlari idare ve terbiye edenin varligini derk ede bilersiniz)''.
25. Firon oz etrafindakilara dedi: ''(Onun sozlerine) qulaq asirsinizmi?! (O, nece de menim sualimi oldugu kimi tekrarlayir. Men ondan Rebbin mahiyyetini sorushuram, Musa ise mene Onun ishleri haqqinda cavab verir)?!''
26. (Musa) dedi: ''O sizin de, ulu babalarinizin da Rebbidir''.
27. Firon dedi: ''Heqiqeten, size gonderilmish olan bu peygember, shubhesiz, divanedir (men bir shey sorushuram, o ise bashqa sheyden danishir)!''
28. Musa dedi: (O,) ''sherqin ve qerbin (guneshin dogdugu ve qurub etdiyi butun planetlerin chixma ve batma yerinin) ve bu ikisinin arasinda olan her bir sheyin Rebbidir, eger dushunseniz?''.
29. Firon dedi: ''shubhesiz, eger menden savayi bir tanri qebul etsen, mutleq seni hebs etdireceyem''.
30. Musa dedi: ''Hetta sene achiq-aydin bir shey (iddianin dogrulugunu subut edecek aydin ve ashkar bir mocuze) getirsem de?!''
31. Dedi: ''eger duz danishanlardansansa onu getir (gorum)''.
32. Belelikle, Musa oz esasini atan kimi (esa), qefilden achiq-ashkar bir ejdaha oldu. (Onun ejdaha oldugu tam aydin gorunurdu).
33. Ve elini (qoynunun altindan) chixardanda, o, baxanlara qefleten (gozqamashdirici) agappaq ve nurlu gorundu.
34. Firon etrafindaki eyanlara dedi: ''Heqiqeten, bu, chox bilikli bir sehrbazdir!''
35. ''Sizi oz sehri ile torpaginizdan chixarmaq isteyir. Fikriniz nedir?''
36. Dediler: ''Onun ve qardashinin ishini texire sal ve sheherlere toplayici memurlar gonder.
37. Butun bilikli sehrbazlari senin yanina getirsinler''.
38. Belelikle, butun sehrbazlar melum bir gunun mueyyen olunmush vaxtinda (bayram gununde) toplandilar.
39. Camaata (onlari devet edib sehrbazlara tabe etmek meqsedile) deyildi: ''Siz de yigishacaqsinizmi?''
40. ''eger sehrbazlar qalib gelseler, biz de onlara tabe olaq (Fironun tanriligina ve dinine itaet etmeye davam ederik)''.
41. Sehrbazlar geldikde Firona dediler: ''eger qalib gelsek, bizim uchun bir mukafat olacaqmi?!''
42. (Firon) dedi: ''Beli! Ve bele olan suretde mutleq (bizim dergahimiza) yaxin adamlardan olacaqsiniz''.
43. Musa onlara dedi: ''Ne atacaqsinizsa atin''.
44. Onlar oz iplerini ve esalarini yere atdilar. (Firona ve oz duzeltdikleri ilan kimi qivrilan eshyalara chox guvenerek) dediler: ''Fironun izzetine (ve celalina) and olsun ki, mutleq biz qalib geleceyik''.
45. Bele olduqda Musa (da) oz esasini atdi. O, onlarin duzeltdikleri (ve numayish etdirdikleri) heqiqi olmayan sheyleri qefilden uddu.
46. Sehrbazlar (ishin ezemetinden ve Haqqin qudretinden, nachar) secde halinda torpaga qapandilar.
47. Dediler: ''Iman getirdik alemlerin Rebbine.
48. Musanin ve Harunun Rebbine''.
49. Firon dedi: ''Men size izn vermezden oncemi ona iman getirdiniz?! shubhesiz ki, o size sehr oyretmish olan boyuyunuzdur (sizin bu mubarizeniz suni idi). Bele ise tezlikle bilersiniz! Mutleq sizin ellerinizi ve ayaqlarinizi bir-birlerine charpaz (birini sagdan ve birini soldan) kesdirib sizi hamiliqla dar agacindan asacagam''.
50. Dediler: ''(Bize) hech bir zereri yoxdur, chunki biz oz Rebbimize dogru doneceyik (ve O her sheyi yoluna qoyar)''.
51. ''Heqiqeten, biz umuruq ki, Rebbimiz - ilk iman getirenler oldugumuza gore gunahlarimizi bagishlasin''.
52. Musaya bele vehy etdik: ''Menim bendelerimi gece vaxti chixart, chunki siz teqib edileceksiniz (bununla da sizin qurtulushunuzun ve Fironun adamlarinin helakinin muqeddimesi hazirlanacaqdir)''.
53. Firon (Israil ovladlarinin qachmasindan xeberdar olduqdan sonra) sheherlere quvveler gonderdi (ki, ordu toplasinlar).
54. (O bele deyirdi): ''Heqiqeten, bunlar kichik bir destedir''.
55. Ve elbette, bunlar bizi (defelerle itaetsizliklerine gore) qezeblendirmishler.
56. shubhesiz, biz ayiq-sayiq ve hazirliqli bir desteyik.
57. Belelikle, (Biz) onlari baglardan ve bulaqlardan,
58. (Nemet) xezineler(in)den, gozel ve deyerli yerlerden chixartdiq.
59. (Bizim qudret ve hikmetimiz) bele idi (bele teleb edirdi) ve onlarin hamisini Israil ovladlarina irs olaraq verdik.
60. Belelikle (Fironun adamlari) gunesh dogduqda onlarin arxasinca getdiler.
61. O iki deste bir-birlerini gordukde, Musanin (adamlari) dediler: ''shubhesiz, biz artiq yaxalanmaqdayiq''.
62. Musa dedi: ''Bele deyildir, shubhesiz, Rebbim menimledir, tezlikle mene (nicat yolunu) gosterecekdir''.
63. Sonra Musaya vehy etdik ki: ''oz esanla denize vur''. Deniz (esanin vurulmasiyla on iki yerden yol kimi) bolundu ve (iki yolun arasinda olan) her bir hisse boyuk bir dag kimi oldu.
64. O biri desteni de (Fironun adamlarini) oraya yaxinlashdirdiq.
65. Musaya ve onunla birge olanlarin hamisina nicat verdik.
66. Sonra o biri desteni (suda) qerq etdik.
67. Heqiqeten, de bunda (bu hekayetde Allahin tovhidi, qudreti, qezebi ve rehmetine dair) bir nishane (ibret) vardir. Onlarin (mushriklerin) ekseriyyeti haqqa iman getiren deyildiler.
68. (Ya Peygember!) heqiqeten, senin Rebbin (tugyan edenlerin muqabilinde) qudretli ve qalib, (itaetkarlara qarshi) mehribandir.
69. Ve onlara (mushriklere) Ibrahimin xeberini ve hekayetini soyle.
70. O zaman o, atasina ve oz tayfasina demishdi: ''Siz neye ibadet edirsiniz?''
71. (Onlar) Dediler: ''Biz butlere ibadet edirik ve daima onlarla birgeyik, onlarin dergahlarina bashimizi qoyuruq''.
72. (Ibrahim) dedi: ''(Onlari) chagirdiginiz zaman sesinizi eshidirlermi (ve isteyinizi yerine yetirirlermi)?''
73. ''Yaxud size bir xeyir ve ya zerer verirlermi?''
74. Dediler: ''(Yox), ancaq atalarimizin bele etdiklerini gormushuk''.
75. (Ibrahim) dedi: ''Neye ibadet etdiyinizi gorursunuzmu?
76. Sizler ve ulu babalariniz?''
77. ''shubhesiz, alemlerin Rebbinden bashqa onlarin hamisi menim dushmenimdirler (chunki onlar, ozlerine ibadet edenleri cehennemlik edenlerdir, alemlerin Rebbi ise bele deyildir)''.
78. ''Meni yaradan ve daim (meishet ve axiret ishlerimde) mene dogru yol gosteren Odur''.
79. ''Meni yedirden de ichirden de Odur''.
80. ''Xestelendikde mene shefa veren de Odur''.
81. '' Meni oldurecek, sonra dirildecek Odur''.
82. ''Ceza gunu gunahimi bagishlamasina umid etdyim de Odur''.
83. ''Ey Rebbim, mene eqli, dini elmler bexsh et ve meni salehlere qovushdur''.
84. ''Mene gelecek nesiller arasinda gozel bir ad, xatire, dogru danishan bir dil ve (mene) haqqa dogru bir devet eden ver''.
85. ''Meni nemetlerle dolu olan Cennetin varislerinden et''.
86. ''Atami bagishla! O, azanlardan oldu. (Azer Ibrahimin qayinatasi ve ya emisi idi, atasi Tarox ise Allahin tekliyine inananlardan idi.)
87. ''Meni (insanlarin) dirildileceyi gun xar etme''
88. ''O gun ki, malin ve ogullarin bir faydasi olmayacaq''.
89. ''Yalniz (fesadli eqidelerden ve exlaqdan) salamat (saglam) bir qelble Allahin huzuruna gelen kimseden bashqa!''.
90. (O gun) Cennet teqvalilara yaxinlashdirilar.
91. Cehennem de azginlara ashkar olar.
92. Ve onlara deyiler: ''Ibadet etdikleriniz haradadir,
93. Allahin evezine (ibadet etdikleriniz)?! Size komek edirlermi, yaxud ezabi ozlerinden def ede bilirlermi?!''
94. Belelikle, (ibadet etdikleri) o tanrilar ve azginlar bir-birinin ardinca, uzu uste atilarlar.
95. Iblisin butun esgerleri de (daim onun itaetinde olan mushrik, kafir ve fasiqler, Iblisin ozunun nesli ve balalari da oda suruklenerler).
96. Onlar (Cehennem ehli) bir-birlerile dava-dalash eden halda (oz tanrilarina) deyerler:
97. ''Allaha and olsun ki, biz heqiqeten, achiq-ashkar yolumuzu azmishdiq''.
98. ''chunki sizi alemlerin Rebbi ile beraber tuturduq''.
99. ''Bizi yalniz gunahkarlar (fesad toreden alimler, zalim hakimler ve azgin dostlar) azdirdilar''.
100. ''Indi, (bu gun) bizim ne bir shefaet edenimiz,
101. ne de mehriban ve semimi bir dostumuz var''.
102. ''Kash biz bir de (dunyaya) qayida bileydik ki, mominlerden olaydiq''.
103. Heqiqeten, de, bunda (bu hekayetde Allahin qudreti, qezebi ve rehmetine dair) bir nishane (ibret) vardir. Halbuki onlarin ekseriyyeti haqqa iman getirenlerden deyildiler.
104. Heqiqeten, senin Rebbin (tugyan edenlerin muqabilinde) qudretli ve yenilmezdir, (itaetkarlara qarshi) mehribandir.
105. Nuhun qovmu Allahin butun peygemberlerini tekzib etdi.(Onlarin bezisini tekzib etmek hamisini tekzib etmek demekdir. Yaxud da onlar risaletin ozunu inkar etdiler.)
106. O zaman (qebile) qardashlari olan Nuh onlara dedi: ''Meger (Allahin qezeb ve ezabindan) chekinmirsiniz?''
107. ''Heqiqeten, men sizin uchun etibar olunasi bir peygemberem''.
108. ''Allahdan qorxun ve mene itaet edin''.
109. ''Men buna (risalete) gore sizden hech bir muzd istemirem. Menim muzdum yalniz alemlerin Rebbinin ohdesinedir.''
110. ''Bele ise, Allahdan qorxun ve mene itaet edin''.
111. Dediler: ''Sene en rezil adamlar tabe oldugu halda biz senemi iman getirek?''
112. Dedi: ''Onlarin ne etmish olduqlarindan ve ne etdiklerinden menim ne xeberim var axi?!
113. eger dushunseniz onlarin hesabi yalniz menim Rebbimin ohdesinedir''.
114. ''Ve men esla mominleri qovan deyilem''.
115. ''Men yalniz achiq - ashkar qorxudanam (bir Peygemberem)''.
116. Dediler: ''Ey Nuh, eger (bu devetden) el chekmesen, mutleq dashqalaq olunanlardan olacaqsan''.
117. Dedi: ''Ey Rebbim, heqiqeten, qovmum meni tekzib etdi''.
118. ''Odur ki, menimle onlarin arasinda aydinlashdiran bir hokm chixar, mene ve menimle birge olanlara nicat ver''.
119. Belelikle onu ve onunla birlikde (insanlar, heyvanlar ve azuqe ile) dolu olan gemidekileri xilas etdik.
120. Onlarin nicatindan sonra qalanlarin hamisini (suda) qerq etdik.
121. Heqiqeten, de, bunda (bu hekayetde Allahin qudret ve qezebine dair) bir nishane (ibret) vardir ve onlarin ekseriyyeti Haqqa iman getiren deyildiler.
122. Heqiqeten, senin Rebbin (tugyankarlara qarshi) qudretli ve qalib, (itaetkarlara qarshi) mehribandir.
123. Ad qovmu de (Hud qovmu) Allahin peygemberlerini tekzib etdi.
124. O zaman (qebile) qardashlari Hud onlara dedi: ''Meger (shirk ve kufrden) chekinmirsiniz?!''
125. ''Heqiqeten, men sizin uchun etibar olunasi bir peygemberem''.
126. ''Bele ise, Allahdan qorxun ve mene itaet edin''.
127. ''Men buna (risalete) gore sizden hech bir muzd istemirem, menim muzdum yalniz alemlerin Rebbinin ohdesinedir.''
128. ''(Siz) her bir uca mekanda ebes yere ve eylence xatirine bir bina ucaldib var-dovlet nishanesimi edirsiniz?''
129. ''Cah-celalli qesrler (ve su hovzeleri ve hovuzlar) tikirsiniz, sanki ebedi qalacaqsiniz?!''
130. ''Ve (birini) yaxaladiqda (ona) zulmkarcasina ceza verirsiniz''.
131. ''Bele ise, Allahdan qorxun ve mene itaet edin''.
132. ''Qorxun o kesden ki, bildiyiniz sheylerle size komek etdi''.
133. ''Size heyvanlar ve ogullar (eta etmekle) komek etdi'';
134. ''Hemchinin baglar ve bulaqlarla (komek etdi)''.
135. ''Heqiqeten, men Boyuk Gunun size (chatacaq) ezabindan qorxuram''.
136. Dediler: ''Nesihet etsen de,oyud verenlerden olmasan da bizim uchun birdir''.
137. ''Bu, (Allaha ve axirete devet) kechmishde nubuvvet iddiasi edenlerin adetinden bashqa bir shey deyildir. (Biz onu qebul etmedik.) (Yaxud butlere ve ulduzlara ibadet etmeyimiz bizim kechmish ata-babalarimizin adetinden bashqa bir shey deyildir ve biz bunu qebul etmishik. Ve ya bizim bu yashayish ve olumumuz besherin ezelden beri olan yashayish ve olumunden bashqa bir shey deyildir. Odur ki, dirilmek ve hesab - kitab adli bir shey olmayacaqdir)''.
138. ''(Bes, axiret alemi olmadigi uchun) bize esla ezab verilmeyecekdir''.
139. Belelikle onu (Hudu) tekzib etdiler ve Biz de onlari helak etdik. Heqiqeten, bunda (bu hekayetde Allahin qudret ve qezebine dair) bir nishane (ibret) vardir ve onlarin ekseriyyeti haqqa iman getirenlerden deyildiler.
140. Heqiqeten, senin Rebbin (tugyan edenlerin muqabilinde) qudretli ve qalib, (itaetkarlara qarshi) mehribandir.
141. Semud qovmu de Allahin butun peygemberlerini tekzib etdi.
142. O zaman onlarin (qebile) qardashlari Saleh onlara dedi: ''Meger (shirk ve kufrden) chekinmirsiniz?''
143. ''Heqiqeten, men sizin uchun etibar olunasi bir peygemberem''.
144. ''Bele ise, Allahdan qorxun ve mene itaet edin''!
145. ''Men buna (risalete) gore sizden hech bir muzd istemirem. Menim muzdum yalniz alemlerin Rebbinin ohdesinedir.''
146. ''(Guman edirsiniz ki,) burda olanlarin ichinde (shexsi muhitde ve dunyevi yashayishda) emin amanliqla bashli-bashina buraxilacaqsiniz?!
147. Baglar ve cheshmeler ichinde?!
148. ekinler ve nizamli, nazik ve letif chichekleri olan xurma agaclari (ichinde)?!''
149. ''Meharetle ve tekebburle daglardan evler yonub duzeldirsiniz?!''
150. ''Nehayet, Allahdan qorxun ve mene itaet edin''.
151. ''Israf edenlerin (heddini ashanlarin) emrine tabe olmayin''.
152. ''O kesler ki, yer uzunde fesad toreder ve (hech vaxt) islah etmekle meshgul olmazlar''.
153. Dediler: ''Heqiqeten, sen cadu olunmushlardansan''.
154. ''Sen yalniz bizim kimi bir insansan. eger dogru danishanlardansansa, bir aye ve mocuze getir''.
155. (Sonra, Salehin duasi ile dagdan dishi bir deve chixdi ve Saleh) dedi: ''Bu dishi bir devedir. (Bu bulagin) suyundan bir pay onunkudur ve mueyyen bir gunun payi da sizinkidir''.
156. ''Ona hech bir ziyan yetirmeyin ki, Boyuk gunun ezabi sizi yaxalayar'' (dunyada hamiliqla ezab ve ya Qiyamet ezabi).
157. (Amma onlar) deveni tutub kesdiler, sonra ise peshman oldular.
158. Belelikle, (ved olunmush) ezab onlari yaxaladi. Heqiqeten, bunda (bu hekayetde Allahin qudret ve qezebine dair) bir nishane (ibret) vardir. nlarin ekseriyyeti haqqa iman getiren deyildi.
159. Heqiqeten, senin Rebbin (tugyankarlara qarshi) qudretli ve qalib (itaetkarlarla) mehribandir.
160. Lutun qovmu de Allahin peygemberlerini tekzib etdi.
161. O zaman (qebile) qardashlari Lut onlara dedi: ''(Bu shirk ve kufrunuzden) chekinmirsinizmi?!''
162. ''Heqiqeten, men sizin uchun etibar edilesi bir peygemberem''.
163. ''Odur ki, Allahdan qorxun ve mene itaet edin''.
164. ''Men bunun (risaletin) muqabilinde sizden hech bir muzd istemirem, menim muzdum yalniz alemlerin Rebbinin ohdesinedir.''
165. ''Siz bu dunyadaki insanlardan (yalniz) erkeklerlemi yaxinliq edirsiniz?!''
166. ''Ve Rebbinizin sizin uchun yaratdigi zovcelerinizi terk edirsiniz?! (Gunahiniz kichik deyil). Siz (xilqet ve fitret yolundan, sheriet cherchivesinden) heddi ashan tayfasiniz.''
167. (Onlar) dediler: ''Ey Lut, eger (bu sozlerinden) el chekmesen, mutleq surgun olunanlardan olacaqsan!''
168. (Lut) dedi: ''shubhesiz, men sizin bu emelinizle dushmen olanlardanam''.
169. ''Ey Rebbim, mene ve aileme bunlarin gorduyunden (emelin cezasindan) nicat ver''.
170. Sonra ona ve butun ailesine nicat verdik.
171. Yalniz (ved olunmush ezabda) qalanlardan olan qoca bir arvaddan (Lutun zovcesinden) bashqa.
172. Sonra da o birilerini mehv etdik.
173. Onlarin bashlarina (dashdan) bir yagish yagdirdiq. (Xeberdarliga ehemiyyet vermeyen) qorxudulanlarin yagishi pis bir yagish idi!
174. Heqiqeten, bunda (bu hekayetde Allahin qudret ve qezebine dair) bir nishane (ibret) var ve onlarin ekseriyyeti Haqqa iman getiren deyildi.
175. Heqiqeten, senin Rebbin (tugyankarlara qarshi) qudretli ve qalib, (itaetkarlarla) mehribandir.
176. ''eyke'' camaati da Allahin butun peygemberlerini tekzib etdi.
177. O zaman shueyb onlara dedi: ''(kufr ve shirkinizden) chekinmirsinizmi?!''
178. ''Heqiqeten, men sizin uchun etibar edilesi bir peygemberem''.
179. ''Odur ki, Allahdan qorxun ve mene itaet edin''.
180. ''Men bunun (bu risaletin) muqabilinde sizden hech bir muzd istemirem, menim muzdum yalniz alemlerin Rebbinin ohdesinedir.''
181. ''(Alish-verish zamani) terezi qabini dolu verin (olchude duz olun). Ziyan vuranlardan olmayin''.
182. ''Duzgun terezi ile chekin''.
183. ''Insanlarin mallarini eskik vermeyin ve yer uzunde fesad toreden hereket etmeyin''.
184. ''Sizi ve sizden onceki qovmleri yaradandan qorxun''.
185. (Onlar): ''Heqiqeten, sen cadu olunmushlardansan''-dediler.
186. ''Sen yalniz bizim kimi bir insansan. Heqiqeten, biz seni yalanchilardan hesab edirik.''
187. (Ve istehza meqsedile dediler:) ''eger dogru danishanlardansansa, onda goyun parchalarini ustumuze endir''.
188. (shueyb) dedi: ''Menim Rebbim sizin ne etdiyinizi daha yaxshi bilir (emelinizin cezasi dash, yaxud bashqa bir shey oldugunu daha yaxshi bilir)''.
189. Belelikle, onu (shueybi) tekzib etdiler ve buludlu gunun ezabi onlari yaxaladi (bashlarina od eleyen alovsachan buludun kolgesinde idiler), Heqiqeten, o, boyuk bir gunun ezabi idi.
190. Heqiqeten, bunda (bu hekayetde Allahin qudret ve qezebine dair) bir nishane (ibret) vardir. Onlarin ekseriyyeti Haqqa iman getiren deyildi.
191. Heqiqeten, senin Rebbin (tugyankarlara qarshi) qudretli ve qalib ve (itaetkarlarla) mehribandir.
192. shubhesiz bu (Qur`an) alemlerin Rebbinin nazil etdiyidir (Onun ezeli elminden Lovhi-Mehfuza ve oradan da Cebrailin (Ruhul - eminin) hafizesine nazil olmushdur).
193. Ruhul-emin (Cebrail) onu endirdi,
194. Qorxudanlardan (Peygemberlerden) olasan deye, senin qelbine (nazil etdi),
195. (Onu) achiq-aydin ereb dilinde (nazil etdi).
196. Heqiqeten, de, bu (kitabin adi, vezifesi ve getirenin adi) kechmishdekilerin (evvelki peygemberlerin) kitablarinda gelmishdir.
197. Meger Beni-Israil alimlerinin bundan (bu kitabdan ve onun vesflerinden tamamile) xeberdar olmalari onlar (Mekke mushrikleri) uchun subut ve nishane deyilmi?
198. eger bunu (bu kitabi butunlukle) bezi ecemlere (ereb olmayanlara bashqa bir dilde) nazil etseydik;
199. Qur`ani (Peygember, ya o ecem) onlara oxusaydi, esla ona iman getirmezdiler (ve deyerdiler: ''ecem dilinde olan Qur`an hara, ereb milleti hara?'')
200. Biz onu bele (xoshagelmez ve batil dushundukleri halda Mekke) gunahkarlarinin qelblerine belece yeritdik.
201. (olum, Berzex ya Qiyametin) agrili ezabini gormeyince ona iman getirmeyecekler.
202. (Bu ezab) onlara qefleten, ozleri de bilmeden geler.
203. Sonra (teessuf ve peshmanchiliqla) deyerler: ''Goresen bize bir mohlet verilecekmi?''
204. Bele olduqda, (mezemmet meqsedile deyiler:) ''Bizim ezabimizami telesirdiler?!''
205. (Ya Peygember!) xeber ver, eger onlari illerle (dunya heyatindan) behrelendirsek;
206. Sonra da ved olunduqlari (ezab) onlara yetishse;
207. Onlara verilmish olan nemetler (Allahin ezabindan) neyi onlardan def ede biler?
208. Biz (ceza olaraq) qorxudanlar (peygemberler, yaxud onlarin canishinleri) olmayan hech bir cemiyyeti mehv etmedik;
209. (Cemiyyete) bir oyud - nesihet olsun deye, (devet kamil ve delil-subut tamam olsun deye, eks teqdirde onlari mehv etmek zulm olardi). Biz hech vaxt zulmkar olmamishiq!
210. Bunu (Qur`ani) esla sheytanlar (Bizim Peygemberimize) nazil etmemishler.
211. Ve (bu ezemetli ve muqeddes ish) onlara (zaten sher ve fesad menbeyi olan sheytanlara) layiq deyildir ve (bu ishin muqeddesliyine, oz zatlarinin da xebisliyine gore) onlarin buna qudretleri chatmaz.
212. shubhesiz, (goyun qapilari uzlerine qapali olduguna gore) onlar (Allah kelamini) eshitmekden kenarlashdirilmishlar.
213. Allahla yanashi bashqa bir tanri chagirma ki, ezaba duchar edilenlerden olarsan.
214. Ve (evvelce) yaxin qohumlarini qorxut ve xeberdarliq et.
215. Ve oz mehr (mehebbet) ve tevazokarliq qanadini mominlerden sene tabe olan her bir kesin uzerine endir; cezbedici chetirini onlarin bashlari uzerinde ach.
216. eger sene itaetsizlik etseler, de: ''Men sizin etdiklerinizden (sizin chirkin ve batil ishlerinizden) uzagam''.
217. Ve o qadir, qalib ve mehriban (Allaha) tevekkul et.
218. O Allaha ki, seni (namaza, ya her hansi bir xeyir ishe) duranda, gorur.
219. Ve hemchinin secde edenler arasinda (qiyam, ruku ve secde) hereketlerini (gorur).
220. chunki, O eshiden ve bilendir.
221. sheytanlarin kime (o esrin kahinleri kimi) nazil oldugunu size xeber verimmi?
222. (Onlar) her bir yalanchi (bohtanchi) ve gunahkara nazil olarlar.
223. (Uca meqamdan) eshitdiklerini onlara telqin ederler ve ekseriyyeti yalanchidir.
224. (Peygember shair deyildir) shairlere yalniz azginlar tabe olarlar (uyarlar).
225. Meger gormedinmi ki, onlar her bir vadide (xeyallar aleminde) derbederdirler?
226. Ve onlar ozleri etmedikleri sheyleri deyirler?!
227. Ancaq iman getirib yaxshi ishler goren, Allahi chox zikr eden, zulme ugradiqdan (Peygember ve Islam eleyhine hecv eshitdikden) sonra (onlarin reddi uchun sherler yazmaqla) intiqam alanlardan bashqa! Zulm edenler tezlikle bilecekler ki, nece bir donush yerine qaytarilacaqlar.
Whatsapp Plus, Instagram Plus, Youtube Plus, Mp3 Yukle, Video Yukle, HD mp4, Bedava Indir, Android Dunyasi, Futbol neticeleri, Idman xeberleri, Tatli.Biz

Duşuncə dərsi, Eşq və məhəbbət, Xəyanət, Testlər, Qadın psixologiyası, Kişi psixologiyası, Gəlin-qaynana, Cinsi munasibətlər, Psixoloji məsləhətlər, Gozel xanim, Saclara qulluq, Kosmetologiya, Makiyaj, Manikur və pedikur, Gozəllik xəbərləri, Ulduzların gozəllik sirləri, uzə qulluq, Bədənə qulluq, Estetik gozəllik, Moda, Moda luğəti, Moda xəbərləri, Stil dərsləri, ikonlar, Toy dəbi, cimərlik dəbi, Qırmızı xalca, Aksesuarlar, Ayaqqabı, Geyim, Gozəllik məhsulları, Alış-veriş, Dəbli bloq sahibələri

[sitemap][mp3 sitemap][video sitemap]
©Tatli.Biz 2010-2019